İçeriğe geç

Ağırlatıcı neden ?

Ağırlatıcı Neden? Olayın Gerçek Yüzü!

Hayat, bazen gerçekten ağır gelir, değil mi? Şimdi, bir parantez açıp hemen hemen hepimizin yaşadığı o “ağırlatıcı” anları hatırlayalım. Özellikle, ağır bir hafta sonu sabahı, yatağınızın içinde kaybolmuşken bir arkadaşınızın telefonuyla uyanmak… “Hadi, hadi, parka koşalım, kahvaltı yapalım!” diyordur. O an, beyninizin içinde birkaç soru belirir: Neden? Neden bu kadar enerjik, neden bu kadar pozitif? Ve “ağırlatıcı” olarak tanımlayabileceğimiz bir sabah, aniden sizin üzerinize çökebilir. Peki, bu ne anlama geliyor?

Ağırlatıcı Neden?

Ağırlatıcı olmak, kelime anlamıyla “bir şeyin sizi ağırlaştırması” değil. Ama tabii, hayatta karşınıza çıkan her şeyin sanki bir ton ağırlığında olduğu anlar olabilir. Özellikle sabahları, hayatın size “hadi bakalım, bir mücadele başlasın” diye veda ettiği o sabahlarda, bir kahvaltı, bir arabanın çalışması veya kaybolan çorap bile “ağırlatıcı” olabilir.

Erkekler genellikle “bu durumu nasıl daha hızlı çözebilirim?” diyerek çözüm ararken, kadınlar bu “ağırlığı” daha çok hisseder ve ilişkisel anlamda “nasıl daha iyi hissedebilirim?” diye düşünürler. Yani, erkekler için bir sorun varsa, çözüm odaklı yaklaşmak zorunda; kadınlar ise “bu sorunun altında ne var, hissediyor muyum?” diyerek daha empatik bir bakış açısına sahiptir. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, hayatın her anında vücut bulur ve işte tam bu noktada, “ağırlatıcı neden?” sorusu ortaya çıkar.

Erkeklerin Stratejik Çözüm Odaklılığı

Bir erkeğin hayatındaki ağırlık genellikle matematiksel bir denklem gibidir: Ne kadar ağırsa, o kadar hızlı çözülmeli! Düşünsenize, bir erkeğin sabah işe gitme durumu. Hemen giyinir, dişlerini fırçalar, sabah kahvesini içer ve çıkmak için 2 dakika hazırlık yapar. Her şey planlıdır, sistematiktir. Ama bir şey yanlış giderse, anında stratejik düşünme devreye girer. Mesela, arabası çalışmazsa, ilk tepkisi şöyle olur: “Tamam, sorun nedir? Akü mü bitti, yakıt mı bitti?” Bu, hayatın “ağırlatıcı” anlarını çözme yaklaşımıdır. İşin komik yanı, çoğu zaman çözüm bulunsa da, ağrılar hala kalır ve bu biraz kafa karıştırıcı olabilir!

Kadınların Empatik, İlişki Odaklı Bakış Açısı

Kadınlar ise duygusal zekalarını devreye sokarak daha empatik bir yaklaşım sergilerler. “Neden?” sorusu, onların ilk sorduğu sorudur. Bu sabah ağrıyan başınızdaki ağırlık onların gözünde bir fırsat olabilir. “Sana kötü mü hissettiriyor? Hadi, gel biraz konuşalım, belki bir şeyler değişir,” diyerek sorunun duygusal boyutuna inerler. Sabaha dair hissettikleri ağırlık, bir ilişkiyi daha derinden anlama ve birbirlerine bağlanma fırsatıdır. Kadınların “ağırlık” kavramı, çözüm odaklı olmaktan çok, hissettiklerinin anlamını keşfetmeye yöneliktir.

Şimdi diyelim ki, bir kadın ve bir erkek, sabahları benzer duygusal ağırlığı hissediyorlar ama farklı tepki veriyorlar. Kadın durumu hissederek empatik bir yaklaşım sergilerken, erkek hemen “acil çözüm” peşine düşer. İkinci bir kahve içmek ya da bir yürüyüşe çıkmak, kadın için çözüm olabilirken, erkek için olay çok daha teknik olacaktır: “Bu sabah durumu nasıl hızla geçebilirim?” Sonuçta, kadınlar “ağırlık” derken, erkekler genellikle “ağırlığı atmanın” yollarını arar!

Ağır Bir Hayat İçin Kısa Bir Not

Ağırlatıcı bir dünyada yaşıyoruz, kabul! Ama işte bu “ağırlık”, sabahları çoraplarınızı kaybettiğinizde, kahve döküldüğünde ya da trafik ışıklarında beklerken yaşadığınız o anlarda kendini gösteriyor. Kadınlar ve erkekler bu durumlarla başa çıkma şekilleri açısından çok farklılar. Erkekler çözüm bulmaya çalışırken, kadınlar daha çok hissetmeye, anlamaya ve bağlantı kurmaya çalışıyor.

Ağırlaşan günlerinizde, bazen bu farklar eğlenceli ve komik bile olabilir. Birbirimizi anlamaya çalışmak, empatik olmak ve çözüm aramak… Bütün bunlar, aslında hayatı daha eğlenceli kılan farklı bakış açıları.

Peki, sizce “ağırlatıcı” olan nedir? Bir kadının sabahını mı daha fazla hissediyorsunuz, yoksa bir erkeğin çözüm odaklı yaklaşımını mı? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!

2 Yorum

  1. Oktay Bora Oktay Bora

    Ağırlatıcı neden ? konusu başlangıçta özenli, yalnız daha çarpıcı bir giriş beklenirdi. Kendi adıma şu detayı önemsiyorum: Bazı ağırlatıcı neden örnekleri : Ayrıca, TCK’da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bir çocuğa satılması veya verilmesi, okul gibi toplu bulunulan yerlerde işlenmesi gibi durumlar da ağırlatıcı neden olarak belirtilmiştir.

    • admin admin

      Oktay Bora! Düşüncelerinizin bir kısmına katılmıyorum, yine de teşekkür ederim.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper güncelilbet yeni giriş adresibetexper