Burnun Üstündeki Kıllar Alınır Mı?
Evet, bir konuda itiraf ediyorum. Burnumun üstündeki o garip, sanki hiç orada olmamış gibi göz ardı edebileceğimiz küçük tüyler var ya, işte onları alıp almayacağımı sürekli düşünüp duruyorum. İzmir’de, güneşli bir öğleden sonra, bu konu kafamı iyice kurcalamaya başladığında, arkadaşlarımla buluşmaya gittim. Ve tabii ki, bu içsel çatışmamı sadece kendimle değil, etrafımdaki herkesle paylaşarak daha da derinleştirdim. Çünkü bir yerlerde bir cesaret bulmalıydım, değil mi?
Burnun Üstündeki Kıllar: Var mı, Alınmalı mı?
Bazen küçücük şeyler bile insanın kafasını kurcalayabiliyor. Düşünsenize, burnumun üstünde çıkan o birkaç kıl var. Kimse fark etmiyor, ben de fark etmesem aslında hiç sorun olmayacak. Ama bir şekilde, arada sırada aynaya bakınca, o ince tüyler bana “hey, buradayız, ne olacak şimdi?” diye fısıldıyor. Ve işte o an karar vermek gerekiyor: Bunları almak lazım mı, yoksa salıp rahat mı olmalı?
Bir kere, bu soruyu bir arkadaşınıza sormak çok riskli. Düşünsenize, ne olacak? “Hadi canım, kıl mı olurmuş?” demek yerine, “Evet, sence de biraz almalı mısın?” diyecek biri mutlaka vardır. Bu arada, bu tip soruların kesinlikle, hiçbir zaman ve hiçbir koşulda, sabah kahvaltılarında sorulmaması gerektiğini de unutmayın. Kahvaltı esnasında olursa, hem biraz garip olur hem de kimse bu kadar samimi ve derin bir konuyu konuşmak istemez, o yüzden siz siz olun, iyi bir zaman seçin.
Arkadaşlarım Ne Dedi?
Geçen gün, Gökhan’la buluştuk. Gökhan, 25 yaşında, hala “büyümüş” ama bir türlü olamamış bir tip. Herkesin derdini küçümseme konusunda ustadır. Neyse, bakın diyorum, “Gökhan, burnumun üstünde birkaç kıl var, bunları almalı mıyım?”
Gökhan hiç tereddüt etmeden cevap verdi:
“Yani, senin burnunda kıllar var mı? Şimdiye kadar ne fark ettiğini fark etmemiştim!”
O an anladım ki, Gökhan’ın insan ruhu, gerçekten kararmış. Burnumun üstündeki kılların varlığı bile onu etkilemiyor. Bir yanda burnumun üstünde yükselen bir orman, diğer tarafta Gökhan’ın kayıtsız tavrı… Bir kez daha anladım ki, dünyada bazen derdiniz olan şeyi kimse gerçekten umursamıyor.
Ama buna rağmen, içimdeki o “bunları almalı mıyım?” sorusunun cevabı halen belirsizdi.
Bunu Kimse Görmez, Ama Ben Görüyorum!
Ve işte o an, hayatımda bir kez daha “kimse görmese de ben görüyorum” anı yaşadım. Yani, kimse burnumun üstündeki tüyleri fark etmiyor, değil mi? Tabii ki, kimse fark etmesin. Ama ben, her an bir aynaya baktığımda, orada bir “nüfus sayımı” yapan birkaç kıl görüyorum. Onlar da “biz buradayız” diye bağırıyor. Söz konusu tüyler, “görsel kirlilik” olarak bana sadece birkaç milimetre uzaklıkta bir tehdit oluşturuyor.
İçimdeki insan sürekli “Ama sen onları alırsan, yüzüne ne olur?” diye düşünüyor. Yani bir kıl almak, çok büyük bir sorumluluk. Nerede, ne kadar alacağıma kim karar verecek? Bu sorular yüzünden akşamları geceyi uykusuz geçirmek durumunda kalıyorum. Gerçekten bazen her şey çok karmaşık!
Birazcık Fazla Düşünmek
Burnumun üstündeki kıllar alınmalı mı, alınmamalı mı? Gerçekten bu kadar üzerinde durmaya değer bir konu mu? Belki de hiç değmez. Ama bir yandan da sormadan duramıyorum: “Neden ben bu kadar takıldım buna?” Bazen düşündükçe, bu tür soruların aslında hiçbir anlamı olmadığını fark ediyorum. Sonuçta, burnumun üstündeki birkaç kıl yüzünden hayatımı değiştirecek değilim. Ama bir kere, ne olursa olsun, onları almak da çözüm olabilir.
O an, kendimi biraz daha cesur hissediyorum. Belki de bu, “genç yetişkin” olmanın gereği. Bazen, gereksiz şeylere de takılmak gerek. Sonuçta, bu kıl meselesi, insanın yaşama olan bakış açısını dönüştürebilecek kadar önemli.
Yine de, Kendi Kendimi Tanıyıp Son Kararı Vereceğim
Şimdi, arkadaşlarımın önerileriyle hareket etmektense, burnumun üstündeki o küçük tüylerin kaderini kendim belirleyeceğim. Evet, belki saçma bir mesele, ama bazen saçmalıklar da insanı daha iyi tanımaya sevk eder. Kısacası, burnumun üstündeki kıllar alınmalı mı, alınmamalı mı sorusuna hala karar veremedim. Ama biliyorum ki, sonunda ben ne istersem o olacak. Ya alırım, ya da bırakırım.
Sonuçta, hayat, biraz da bu kararlardan ibaret, değil mi?