İçeriğe geç

Açık hesap borcunu ödemezsem ne olur ?

Açık Hesap Borcunu Ödemezsem Ne Olur? Bir Günün İçinden

Kayseri’nin soğuk bir akşamında, elimde bir kahve bardağı, aklımda başka bir dünya vardı. Düşüncelerim birbirine karışmış, boğuluyordu. Sonra, içimden bir ses yükseldi: “Açık hesap borcunu ödemezsem ne olur?” Hangi borçtan bahsettiğimi biliyorum, aslında hepimiz biliyoruz. Herkesin bir noktada geçiştirdiği, ertelendiği bir konu vardır ya, işte o benimkiydi. O kadar basit bir mesele değil, ama o kadar da karmaşık hale gelmişti. Bir yanda vicdanım, diğer yanda her şeyin halledileceğine dair umutla bekleyen bir iç ses vardı. İkisi de içimde çığlık atıyordu.

Bir Gece, Bir Hesap, Bir Karar

O gün çok ama çok garip bir gündü. Sadece birkaç gündür kafamda dönüp duruyordu. Kayseri’deki o kafeyi hatırlıyorum, biraz da geç kalmıştım. Arkadaşım Berk ile buluşmuştum. Kahvelerimizi içtik, sohbet ettik. Ama hep o aynı düşünceler vardı kafamda. O borç, o ödemenin geleceği… Ne kadar basit bir şeymiş gibi görünsede, içimde büyük bir dağ oluşturuyordu. O borç, ilk başta küçük bir rakam gibi gelmişti. Ancak zamanla, bekledikçe büyüyen bir yük halini almıştı. Kendi kendime “Bir hafta içinde hallederim” dedim, ama bir hafta geçti, iki hafta, üç hafta… Derken ne oldu? O borç ödenmedi. Ve bu borç, birikirken üst üste, bir yük haline geldi.

İçimden her geçen gün biraz daha kaybolan bir şey vardı. Kendi huzurumdan, rahatımda kaybolan bir parça. Bugün, o düşündüğüm soruyu tekrar sordum kendime: “Açık hesap borcunu ödemezsem ne olur?” Sadece bir kaç yüz lira, ama neden bu kadar büyütüyorum? Belki de korkudan, belki de sürekli ertelemekten. O an, hiç beklemediğim bir şekilde Berk sözünü etti. “Hala o borcu ödemedin mi?” dedi. O an yüzümden düşen bin parça oldu. “Ne borcu?” dedim, ama içimden her şey ortaya döküldü. O borç, aslında hep oradaydı, sadece unutmaya çalışıyordum.

Kaygı ve Kabulleniş Arasında

O an kalbim hızla atmaya başladı. Berk’in söyledikleri, sanki bana o soruyu tekrar soruyordu: “Gerçekten ödemesem ne olur?” İçimdeki ses bir yandan kaygı, bir yandan da “Erteleme, bitir artık” diyordu. Ödeyememek demek, belki de o ilk yapmadığım adımın, o ilk kaçtığım sorumluluğun bedelini ödemek demekti. Ama neden? Neden bu kadar büyütüyorum? İçimdeki o korku, beni geriye çekiyor. “Hadi ama, öde. Ya da korkma, bir çözüm bulursun” diye düşündüm. Ama o kaygı, o korku, o yarım kalan işin beni tüketmeye başladığını hissettim.

Sonunda, derin bir nefes aldım ve Berk’e, o kadar zorlayıcı ve soğuk bir şekilde bakarak, “Evet, ödemedim. Ama… bir şeyler yoluna girecek” dedim. Bunu söylerken, içimdeki umut bir an için canlandı. Çünkü bazen, insan hata yapar, bazen işler yolunda gitmez ama umudu kaybetmek, her şeyin sonu demek olurdu. İltihaplı bir yara gibi, o borç da büyüyüp büyüyordu. Ama belki de çözüm, o büyümeyi durdurmak, kabul etmek ve harekete geçmekti.

Vicdanın Sesi ve Çözüm Arayışı

Berk’in gözlerindeki o şaşkınlık, o an bir şeyleri fark ettiğim anı simgeliyordu. “Gerçekten bu kadar uzatılacak bir şey değil” diye geçirdim aklımdan. Ama belki de o yüzden, vicdanım çığlık atıyordu. “Ya sonra, ya sonra?” dedi o iç sesim. İçimden bir ses “Açık hesap borcunu ödemezsen, hayatını biraz daha karmaşıklaştırırsın. Sadece borç değil, vicdanını, huzurunu kaybedersin” diye sesleniyordu. İki hafta sonra yapılacak bir ödeme, belki de o anın her şeyin karmaşıklaşmasına yol açmasına neden olabilirdi. Sonuçta, çok basit bir şeydi: Bir ödeme yapmak, bir sorumluluğu yerine getirmek. Ama işin gerçeği, bazen en basit kararlar bile insana büyük bir yük gibi gelir.

Bir Gün, Bir Adım, Bir Huzur

İçimdeki huzursuzluğu hala hissediyorum, ama bir şeyi fark ettim: O borç, bana çok şey öğretti. Ertelemenin, kaçmanın hiç bir işe yaramadığını. Her şeyin önce kabul edilmesi gerektiğini. Sonunda, o borcu ödedim. Gerçekten basit bir şeydi. Küçük ama büyük bir adım atmak. İltihap gibi biriken şeylerden kurtulmak. O an gerçekten huzura kavuştum. Bazen, hayatta basit bir çözüm, karmaşık bir duygudan daha değerli olabilir.

Sonuçta, açık hesap borcunu ödemezsem ne olur? Belki de içimdeki huzursuzluğu kaybetmek, belki de her şeyin daha karmaşık hale gelmesi. Ama bir şeyi unutmamak gerek: Her şeyin başlangıcı, kabul etmek ve adım atmaktır. İster borç, ister başka bir şey olsun, kaygıyı geride bırakmak, hepimiz için en büyük adım olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper güncelilbet yeni giriş adresibetexper